Mehmet Dinç – Gençliğe Kitabe

İnsan fark etmiyor, insan unutuyor, insan aldırmıyor. Fark etsin, unutmasın, aldırsın yani kısaca daha hesap verilebilir bir hayat yaşasın diye bir uyarıya, bir hatırlatmaya ihtiyaç duyuyor. Bu yazılar bir vesile ile gördüklerim, öğrendiklerim veya yaşadıklarımdan çıkardığım uyarılar ve hatırlatmalardan müteşekkil. Kendimi uyardım, kendime hatırlattım. Kısaca kendime ayar çektim. Bu ayar sayesinde yaşarken daha bir dikkatli […]

Devamını Oku

Taha Kılınç – Kudüs Yazıları

  Kudüs, söylemlerimizin coşkusuna ve iddialarımızın büyüklüğüne rağmen, hakkında pek az bilgi sahibi olduğumuz bir şehir aslında. Çok önemli ve yaygın birkaç anekdot dışında, Kudüs’le ilgili malumatımızın tamamen ezbere dayalı olduğu söylenebilir. Bunun üzerine, bir de herkes söz ettiği, siyasi sloganlara konu olduğu ve çok gündeme taşındığı için konunun “eskimesi” ve “sıradanlaşma sonucu dikkatimizin dağılması” […]

Devamını Oku

İnsan olmak heyecan, mutluluk ve hayret verici, insan  olmak ürpertici. Kendimizi fark ettiğimiz, benliğimizin farkına vardığımız ilk anlardan itibaren, derinden  derine hissettiğimiz hüzün veren bir “mesafe” söz  konusu sanki. Her şeyle ve herkesle aramızda tarif  edemeyeceğimiz, tam olarak vasıflandıramayacağımız  bir mesafe var. Kalıbımızdan, kabımızdan taşıyoruz,  hakkımızdaki tanımlamalara sığmıyoruz, üzerimizdeki tüm etiketler zamanla soluyor, tüm sıfatlar […]

Devamını Oku

Mehmet Dinç – İyi Gidiyorsun

Dostum, kardeşim; Bir şekilde yaşamaktan ziyade doğru bir şekilde yaşamak derdini taşıyorsan, iyi gidiyorsun. Yaptıklarını gözden geçiriyor, yapamadıklarını telafi ediyor, yapmak istediklerini değerlerine göre belirliyorsan iyi gidiyorsun. İyilik yaptığında seviniyor, kötülük yaptığında üzülüyorsan iyi gidiyorsun. Sözünü tartarak söylüyor, incitmemeye ve incinmemeye çalışıyorsan iyi gidiyorsun. Heyecanlarını soldurmamaya, göğsünü daraltmamaya, ümitlerini köreltmemeye gayret ediyorsan iyi gidiyorsun. Karşılaştığın […]

Devamını Oku

Kapakta annemin çocukluk fotoğrafı yer alıyor. Çok güzel, çok anlamlı bir fotoğraf bu benim için. Norveç’in Bergen şehrinde, arkadaşı Laila ile birlikte -ki hâlâ görüşürler- bebek arabalarıyla güzel bir poz vermişler, soldaki annem. Sene 1958 olsa gerek, ikisinin de gözlerinin içi gülüyor, ikisi de çok tatlı, arka fon derinlikli ve sade, annem henüz 7 yaşında. […]

Devamını Oku

Biz bir zamanlar rüya idik. Bizi rüyası olarak tasarlayanlar, bismillah çekip de hayatın üzerine yürümeseler ne şu topraklar, ne şu ezan sesleri ve ne de şu kimliğimiz olacaktı. Şimdi sıra bizdedir. Uyanıp rüya görme vaktimiz gelmiştir. Biz zor zamanlarda hayatın gailesine yenilenlerin değil, hayatı rüyasına uyduranların çocuklarıyız. Biz rüya görmezsek olmaz. Rüyamız, boyumuzu, cüssemizi, çapımızı […]

Devamını Oku